1-7 MART YEŞİLAY HAFTASI
Birinci Dünya Savaşının bittiği dönemde, Türk toplumunun Anadolu da teşkilatlanarak Milli Mücadeleyi başlatması karşısında düşman kuvvetleri, limanlarımıza uğrayan gemileriyle getirdiği içki ve uyuşturucuyu el altından halka dağıtarak özellikle gençliği alkol ve uyuşturucuya alıştırmayı amaçlamıştır. Kısa sürede salgına dönüşen içki ve uyuşturucu alışkanlığı karşısında bir araya gelen Türk halkı 5 Mart 1920 tarihinde içki ve uyuşturucu maddelerle mücadele etmek üzere “Hilal-i Ahdar” Cemiyetini kurmuşlardır. Bugünkü adı Yeşilay Derneği olan cemiyet, milli amaçlar doğrultusunda kurulduğu yıldan bu yana görev yapmaktadır.
Derneğin kuruluş tarihini de içine alan 1-7 Mart tarihleri arasında, alkollü içkilerin, sigaranın ve uyuşturucuların topluma, aileye ve bireye verdiği zararlarının ele alındığı etkinlikler yapılmaktadır.
Ülkemizde yaklaşık 21 milyon insan sigara kullanmakta ve sebep olduğu hastalıklardan da yılda 165 bin kişi hayatını kaybetmektedir. Geçen yıllara nispetle ülkemizde sigara kullanımında büyük artışlar olmuş, bu oran % 50’leri aşmıştır. Alkolün sebep olduğu tahribat da, sigaradan geri kalmamaktadır. Türkiye’de trafik kazalarının % 60’ında fazlasının sebebi alkollü araç kullanmaktan kaynaklanmaktadır. Uyuşturucu ve tiner bağımlılığındaki artışlar da dikkat çekicidir.
Sigara ile ilgili 12 dünya ülkesinde yapılan araştırmaya göre, 13–15 yaşlarındaki öğrencilerin %33,4 ünün sigara içtiği tespit edilmiştir. Sigara içen öğrenciler arasında en erken sigaraya başlama yaşının 7 yaş olduğu ve sigaraya başlama oranının 15 yaşında en yüksek noktaya çıktığı görülmektedir.
4207 Sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi Ve Kontrolü Hakkında Kanun Uyarınca 19 Temmuz 2009 tarihinden itibaren tüm kapalı alanlarda tütün ve tütün türevi maddeleri içilmesi yasaklanmış olup bu yasağa ülke genelinde %95 oranında uyulduğu görülmektedir.
Bağımlılık yapan bu maddelerin insan vücudunda başlıca akciğer kanseri, karaciğer kanseri, ağız yutak ve yemek borusu kanseri, bilinç kaybı gibi etkileri olduğu kanıtlanmıştır.
Alışkanlıklarda ilk adım ve tadım son derece önemlidir. Kötü alışkanlıkların tecrübesi yoktur. Anne ve babaların bu konuda önemli sorumlulukları vardır. Çocuklarında meydana gelen ani karakter, davranış değişiklikleri ve her zamankinden fazla para harcamalarında iyi bir gözlemci olup, ilgilerini esirgememelidirler. Gerektiğinde mutlaka bir uzmana danışmalılar. Geleceğimizin teminatı olan gençlerimizi bütün kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak hepimiz için toplumsal görev kabul edilmeli ve herkes bu konuda üzerine düşen görevi yerine getirmelidir.
Bu sebeple her insanın daha sağlıklı bir yaşam sürdürmesi için alışkanlık yapıcı zararlı maddelerden uzak durmaları konusunda gerekli titizliği göstermelerini istiyor Sevgi ve Saygılarımı Sunuyorum.
Dr. Yılmaz DÜNDAR
İl Sağlık Müdürü
|